KAN DAVASI
1950’li yıllarda Muhittin Uyalhas, Siverek’te cinayet işler. Bir yanda hasımları, diğer yanda jandarma tarafından aranmaktadır. Dağda jandarmalar tarafından kıstırılır, son kurşununa kadar vuruşur. Kurşunlar bittiğinde ölü olarak ele geçirilir. Ahmet ve Şehmus adlı iki oğlu vardır. Şehmus, Vahap Alhas’ın köylerinin çavuşluğunu yapmaktadır. Viranşehir ve Siverek arasında üç köyü vardır, kendileri Çubukçur isimli köyde oturmaktadır.
Ahmet ikinci evliliğini yaşamaktadır ama kan davası onu korkutmaktadır. İlk karısı ölmüş, ondan iki kızı ve bir oğlu vardır: Ali, Sabiha, Sebiha. İkinci karısından Mehmet Yaşar ve Habibe vardır. Siverek doğumlu, kafasına koymuştur: kan davasından kaçacaktır. Hasımları çocuklarını öldürmekle tehdit etmektedir. Çukurova’ya gidecektir.
Mesleği kalaycılıktır. Ceyhan’daki tanıdıkları, “gel, sana ev bulduk, iş bulduk,” demişlerdi. Her şeyini satarak Ceyhan Tuzlugöl tren istasyonuna gelir. Ne ev vardır ne iş; orada sokakta kalırlar. Bir taraftan da kalaycılık yapmaktadır. 13-14 yaşlarındaki Ali ve Mehmet körük çekerek kalay yapmasına yardımcı olmaktadır. Daha önce söz verip de “gel, yardımcı olalım,” diyen o kadar yakını varken, gelişi gerçekleşince, kimse yardımcı olmamıştır.
Ceyhan’da sabit bir yerde kalmaz, köy köy dolaşıp her köyün tüm kaplarını kalaylar, para kazanırlar. Ahmet’in Ceyhan İnceyer Ekinyazı köyünde akrabaları vardır. Zaman zaman onların yanına gider. Daha sonra Kurtkulağı kasabasına yerleşir. Kendisi kalaycılık yaparken eşi ve kızları da pamuk tarlalarında çadırda yaşayarak pamuk toplamaktadırlar. Ceyhan’a gelmeden büyük kızını Siverek’te evlendirmiştir.
Günlerden bir gün Aliye Hanım pamuk tarlasında doğum yapar. 1961 yıllarıdır. Cemal Gürsel Cumhurbaşkanı olmuştu. Aliye Hanım, oğlunun adının Cemal Gürsel olmasını istese de Ahmet, babasının adı Muhittin’i koyar. Kurtkulağı’ndaki ev sahibine de “Bunun kirvesi sensin,” der. Ama bütün köyleri dolaştığından, Zeytinbeli köyünde çok iş yaptığından oraya taşınır.
Zeytinbeli’de ev sahibinin adı zengin Cabbar’dır. Komşusu ise Lik Hasan lakaplı Hasan Doğan’dır. Hasan’la samimiyeti artırmıştır. Hasan’ın altı kızı vardır, erkek çocuğu yoktur. Oğulları büyüdüğünde Hasan’ın kızını almak için sözleşirler. Zeytinbeli’nde Ahmet’in evini su basar. O da Yumurtalık’ta boyacı Ahmet’in evini alır. Boyacı Ahmet de doğudan gelmiş ve ayakkabı boyacılığı yapmaktadır.
700 lira karşılığında aldığı 2 katlı, 69 metrelik evin altında kalaycılık yaparken, üst katta da herkes aynı yerde kalmaktadırlar. Yumurtalık o yıllarda 2 bin nüfuslu, Zeytinbeli’nden küçük, tarihi ve turistik güzel bir ilçedir.
Tarihte ilk ameliyatın yapıldığı, denizin içerisindeki, zamanında gemilerden gümrük almak için kurulan bir Atlas Kalesi bulunmaktadır. Eskiden buğday ticareti sahilde bulunan depolardan yapılırmış. Batı tarafına, zamanında körfeze gelen gemileri denetlemek üzere girişinde Yavuz Sultan Süleyman tarafından yapılan bir gözetleme kulesi bulunmaktadır. Kulenin önünde Kırk Mağaralar denilen bir yer var ki, oradan antikacılar yüzük taşı ve eski para ve altınla zengin olmuşlardır. Yumurtalık Lisesi ve kule arasında kazılan her yerde mozaik çıkmakta. İnci gibi sahiliyle eski adı Ayas olan güzel bir ilçedir.
MUHİTTİN UYALHAS