Bu haftaki köşe yazım ORDU’DAN ADANA’YA ESİNTİLER: YUMURTALIK’IN ULU ÇINARI “BEKO DAYI” VE ER MEYDANINDAKİ O UNUTULMAZ ANISI
Tarihin sayfalarında unutulmaya yüz tutmuş Yumurtalık ilçemizin ulu çınarlarını ve renkli simalarını köşemizde tanıtmaya devam ediyoruz. Bu haftaki konuğumuz; ihtişamı, medeni cesareti ve hayırseverliğiyle Yumurtalık’a damga vurmuş bir isim: Bekir Öksüz, namıdiğer “Beko Dayı”.
1971 Yılında Yumurtalık’ta Kurulan Er Meydanı
Yıl 1971… Yumurtalık ilçemizde ata sporu karakucak güreşlerinin organizasyonu yapılıyor. Şimdiki Yumurtalık Asri Mezarlığı’nın bitişiğindeki düz arsada davullar, zurnalar eşliğinde büyük bir coşku var. Cazgırlar, pehlivanları er meydanına davet ederken, “Güreş yapana Yaradan yardım eder! Haydi bire yiğitler, haydi bire pehlivanlar, Peygamber’e salavat!” sesleriyle göğü inletiyor.
Vakit ikindiye yaklaşırken sıra başpehlivanların güreşine gelir. Dönemin efsane ismi Ordulu Mustafa’nın rakibi İsmet Atlı henüz meydana teşrif etmemiştir. Peki, namı dünyaya ün sarmış bu Ordulu Mustafa kimdir?
Ordulu Mustafa (Mustafa Bük): 1936 yılında Ordu’nun Fatsa ilçesi Göller köyünde doğdu. Ali Yağcı, Kara Ali Güçlü gibi dönemin en güçlü pehlivanlarını yendi. Annesini kaybettiği günün ertesi günü er meydanına çıkıp tam 4 saat 33 dakika güreş tutarak 3. kez Başpehlivanlık Altın Kemeri’nin sahibi olan bir efsaneydi.
Beko Dayı’nın “Medeni Cesareti” ve 5 Dakikalık Güreş
İsmet Atlı meydana gelmeyince, Yumurtalık halkı o heybetli duruşu, Herkül’ü andıran bakışları ve iri cüssesiyle herkesi büyüleyen Ordulu Mustafa’yı izlemek için sabırsızla bekliyorlardı.
O sırada birkaç Yumurtalıklı, bizim Beko Dayı’yı (Bekir Öksüz) tabiri caizse gaza getirir. Beko Dayı er meydanına adım atınca halk hep bir ağızdan, “İsteriz, isteriz!” diye tezahürata başlar. Bu büyük destekle Beko Dayı da hayli havaya girer.
Ordulu Mustafa meydana çıkar; önce karşısındaki Beko Dayı’ya, sonra da meydanı dolduran halka bakar. Cazgırlar güreşi başlatır ancak mücadele en fazla 5 dakika sürer. Ordulu Mustafa, tek bir hamleyle Beko Dayı’yı devirir. Yerdeyken sağ ayak başparmağı ile sol el başparmağının ucundan tuttuğu gibi Beko Dayı’yı karga tulumba havaya kaldırır.
“Ciğerlerim Ağzımdan Çıktı Sandım”
Efsane pehlivan, Beko Dayı’yı tekrar ayağa kaldırıp yanaklarından öper ve “Medeni cesaretinden dolayı seni tebrik ediyorum” diyerek centilmenliğini gösterir. Beko Dayı ise daha sonra o anki pişmanlığını dile getirirken, “Ciğerlerim ağzımdan çıktı sandım” diyerek bu tatlı anıyı gülümseyerek anlatacaktı.
Ne acıdır ki, aynı yıl içerisinde Ordulu Mustafa’ya Tarsus ilçesinde bir suikast düzenlendiği ve efsane pehlivanın bir böbreğini kaybettiği haberi duyuldu.. Beko Dayı ise o unutulmaz günün anısına, o tarihlerde dünyaya gelen oğlunun adını da “Mustafa” koymuştu.
Eğitime Hayat Veren Bir Aile
Beko Dayı’nın ailesi, Seferberlik Dönemi’nde Doğu illerinden Yumurtalık’a göç etmiş, bölgenin en hayırsever ailelerinden biriydi. Öyle ki, ilçemizin eğitim yuvaları olan Yumurtalık Ortaokulu ve Yumurtalık Lisesi’nin arsalarını hiçbir karşılık beklemeden Milli Eğitim’e bağışlayanlar dı.
İlçemizde Beko Dayı’yı bilmeyen, tanımayan yoktu. Bizler, öğrencilik yıllarımızda hep onun o leziz tatlılarını yiyerek büyüdük. Büyükle büyük, küçükle küçük olmayı bilen, son derece alçak gönüllü ve herkesin sevgisini kazanmış müstesna bir insandı.
Yumurtalık’ın kültür ve yaşamında derin izler bırakan ulu çınarımız Bekir Öksüz’ü (Beko Dayı) rahmet ve minnetle anıyoruz. Mekanı cennet olsun.