YUMURTALIK(AYAS) İLÇESİNİN TARİHİ VE KÜLTÜREL DEĞERLERİ BÖLÜM; 6

BİLİRMİSİN SENSİZLİĞİ
burda nasıl gece olur bilirmisin
güneş batmadan
yıldızlar çıkmadan
sensizliği paylaşırken yalnızlığımla
burda nasıl gece olur bilirmisin
her saniyem gece
sen yoksan
burda nasıl ağlarım bilirmisin
gözlerimi sensizlik güneşiyle kurutarak
gamzelerini anıp
yalancı tebessümle
kendini sulayan susuz bir dalım
burda nasıl ağlarım bilirmisin
sensizlikten deliye dönüp kendimi unutarak
ağlarım
burda nasıl yaşarım bilirmisin
sade nefes sıcaklığında
sade yaşıyorum sadeliğinde
beklentisiz nefes alırım
burda nasıl yaşarım bilirmisin
sade sen geldiğinde aklıma
yaşarım
burda nasıl bahar gelir bilirmisin
çiçekler açmaz
böcekler uçmaz
karanlıktır rüzgarın türküsü
yükselir beyninmde kısım kısım
sadece adı bahardır
burda nasıl bahar gelir bilirmisin
geldim der ama beni kandırır
kanarım
burda nasıl yağmur yağar bilirmisin
bulutlar birbirine sarılır ağlar
mendil ederler yakmozu sensizliğe
silerim göz yaşımı
burda nasıl yağmur yağar bilirmisn
ölçüsüz ve yere sanki hiç düşmemişcesine
ve burda ben onlara ne derim bilirmisin
sevdiğim nerede
ve sen yine yoksun ya
hasretini anlatırım
burda nasıl yağmur yağar bilirmisin
gökyüzüne baktıkça
sanki ben ağlarım
burda nasıl sensizlik bilirmisin
sanki boşluğa düşer ümitlerim hayallerim
bütün notalarım sen der
bütün voltalarım sana gider
bumuydu kalbime aşk diye ekdiğim
gözyaşlarım büyütmüyor
sade sensin istediğim
burda nasıl sensizlik bilirmisin
acı çekmekten ben anlatamıyorum
sen sensizliği nerden bileceksin
AHMET YOZCU (GAMZELİME YAZDIM)
BEN SENDEN GEÇEMEDİM
Son bahar
Yapraklar senden düştü sanki elime,
Soğuk esen yeller sanki senin nefes indi.
Kırıldım, yokluğunda titredim.
Unutmak , unutmak istedim.
Denedim, denedim,
Ama hatırımda bıkmayan gülüşün varken,
Odalarım kirpik araların kadar darken,
Ben senden geçemedim.
Sıgaramı külü geldi yastığıma dayandı.
Kaç paket eriyor ciğerimde bilemessin.
Hele birde güneş sırtını çekince gökten,
Sahil boyu yanında .
Kuş olup uçtuğum günler geliyor aklıma.
İşte o zaman hayallerimi bir hıçkırık tutuyor.
Sen diyor sen diyor titriyor.
Bir uçurumdan atlar gibi,
Seni unutmayı denedim.
Siperde ateş olup patlar gibi,
Seni unutmayı denedim.
Gözümün pişmanlığı yaşlar gibi,
Denedim.
Suç oldu artık mantığıma hayalin.
Kalbime sorma sahibi sendin.
Kalbimi söküp almayı denedim.
Kalbim bedenimden geçti.
Ben senden geçemedim,
Affet affet ben…
Şair:AHMET YOZCU-NARLIÖRENKÖYÜ
KARA GÖZLÜM
Saat 12 yi yine geçiyor.
Bulutlar gökyüzünden geçiyor,
Her kes herkesten geçiyor.
Ben senden geçemedim
Doğum günün,
Doğum günümde geçti.
Kutlu olsun…
Sana olan hediyemi,
Bu gün yıldızlara verdim.
Bak onlara, onlarda bulursun.
Onlar göğü terk edecekti,
Ben senden geçemedim
Bahar da geldi,
AHMET YOZCU-NALIÖRENKÖYÜ
SABO’NUN YERİ
Yine hava bozuk tek başınayım
Gelen giden yok ki ben karışılayım
Ekmek parasını nasıl bulayım
Yine zarar etti bizim lokanta.
Bekleyip durursun bir gelen olmaz
Elektrik suya para bulunmaz
Böyle bir beldede bu iş yapılmaz
Her gün borçlanıyor bizim lokanta.
Vergiyi, kirayı hesaba katma
Dostlarım diyor kafana takma
Gelecek parlakmış sakın ha satma
Kurtulur mu dersin bizim lokanta
Balıklar pahalı olmuyor azık
Kimseye vallahi atmadım kazık
Her gün bekliyorum bana da yazık
Maaşımı da yedi bizim lokanta.
Şair: SABATTİN ESKİNDAĞ
YUMURTALIK
YUMURTALIK’A SAYGILARIMLA
Aşireti yerlisiyle
Şehirlisi, köylüsüyle
Gönüllerde sevgisiyle
Yumurtalık memleketim.
Kuş cenneti ormanın da
Tarih yaşar her yanın da
Çukurova kucağında
Yumurtalık memleketim
Gökte ucan martısıyla
Karetta kaplumbogası yla
Balıkların ordusuyla
Yumurtalık memleketim
Markapolo iskelesi
Biliniyor tarihçesi
Ayastı daha öncesi
Yumurtalık memleketim
Pırıl pırıl bir denizi
Kumları var dizi dizi
Allah ayırmasın bizi
Yumurtalık memleketim.
Şair: Sabattin Eskindağ-YUMURTALIK
EZBERİMDESİN-YUMURTALIK
Bu sevda yüzünden düşersem dile
Doğan güneş gibi gözlerimdesin
Yıllara dargınım, bilmesen bile
Kalbimin en yüce köşesindesin.
Sevdan başucumda, nöbet tutsa da
Bu can bu bedenden, bir gün bıksa da
Aşkının ateşi, her gün yaksa da
Sen benim içimde, yüregimdesin
Bir daldan fışkıran filiz misali
Ne olur bilinmez, dünyanın hali
Takılırsa boynuna, aşkın vebali
Ruhumun en derin yerlerindesin
Kılıçlar bir gün kınını keserse
Ayrılık rüzgârı, eger eserse
Deli gönül kırılıpta küserse
Yinede üzülme ezberimdesin.
ŞAİR: SABATTİN ESKİNDAĞ-YUMURTALIK
SİL ŞU GEÇMİŞİ
Silde şu geçmişi.hatıran bitsin
Geçmişi silmek mi..amacın buysa
Yürek te acılar bırakıyorsa
Ben çekerim senin hoşuna gitsin
Yaralı kalp yanar.çare yarda mı
Bülbül güle küsmüş .ahu zarda mı
Derman nerelerde.yoksa zorda mı
Çaresiz kalırsam.hoşuna gitsin
Ilgıt ılgıt akar .gözümün yaşı
Feryadımı duydu dilekler taşı
Bir sevgi istedim .her şeyin başı
Yıkılırsa bednim .hoşuna gitsin
Ne baharı gördüm ne de yaz geldi
Çekilmez çileyi kim bana verdi
Sebebsiz ayrılık ciğerim deldi
Enkaza çevirdin hoşuna gitsin
Sabahattin Eskindağ
ÖZLEMEDİN Mİ
Hiç saydın mı geçen güzel günleri
Aklına düştüm mü hatırlar mısın
Unuttun mu yoksa o yeminleri
Ettiğin yemini farkında mısın?
Dolu dizgin koşan bir at gibiydik
Sevda şarkımızı söyler dinlerdik
Aşkımız mı bitti biz mi eskidik
Arayıp sormadın Özlemedin mi?
Bazen diyorum ki hata mı yaptım
Doğruyu unutup terse mi saptım
İlk defa sevgiyi ben sende tattım
Beni unuttun mu özlemedin mi?
Dumanı çıkmayan baca değilim
Muska üfürük bilmem hoca değilim
Karlı dağlar gibi yüce değilim
Elin elimde yok özlemedin mi?
Gözün ışıl ışıl ışık saçardı
Her gün geçtiğim o yola bakardı
Sevdamız kor gibi yürek yakardı
Gurbet mi soğuttu özlemedin mi?
Bir yamaçtan diğerine geçmedim
Yalnız seni sevdim başka seçmedim
Hala yaşıyorum henüz göçmedim
Seni bekleyeni özlemedin mi?
Sabahattin ESKİNDAĞ 20.09.2015
…MERHABAN BİLE YETER……
Gözlerin di kalbimi
Eritip benden alan
Sana olan sevgimi
Yaşattı o hatıran
Okurken başlamıştı
Sevdamızın güneşi
Dolup dolup ta taştı
Aşkımızın ateşi
Giderken bıraktığın
O hatıran yanımda
Bir kenara attığın
Sevgin yaşar kanımda
Başka kollar sarsa da
Ben yalnız seni sevdim
Bedenim yıkılsa da
Yine seni severdim
Bir gün karşılaşırsak
Merhaban bile yeter
Maziyi hiç anmazsak
Kanayan yara biter
Sabahattin Eskindağ
…….GİTME……..
Seninle yaşadım,tüm sevgileri
İlk kez sende tattım,sevgi deneni
Ömür çemberinin,yoktur dümeni
Beni ateşinle yakıp ta,gitme
Serin olur,yaylaların kırları
Eksik olmaz,dağlarında karları
İçimde saklarım,demem sırları
Boynu bükük kalırım,gitme
Gözyaşlarım damla damla akacak
Sen olmazsan,bu göz kime bakacak
Yokluğunda, ciğerlerim yanacak
Sensiz yaşayamam inan ki,gitme
Gönül vurgunuyum,sayende bu gün
Ellerim doluydu,bir önceki gün
Canımı veririm,istediğin gün
Yeter ki sev beni.dön bana,gitme
SABAHATTİN ESKİNDAĞ
YUMURTALIK
…AĞLARIM……
Kadere inandım ne hale düştüm
Ne gecem var ne gündüzüm ağlarım
Yar deyip ömrümü onla bölüştüm
Ömrüm boşa gitti ona ağlarım
Tersine esiyor yine rüzgarlar
Yandı yürek kabarıyor yaralar
Benim bu halimden acep kim anlar
Düşündükçe yanar yanar ağlarım
İntizar almadım anam babamdan
Eksik olmaz duaları ardımdan
Davacıyım bu kaderi yazandan
Kaderime bakar bakar ağlarım
Yoruldu bedenim taşımıyor baş
Gözümde kalmadı ağlamaktan yaş
Yolmadığım bir kiprik var bir de kaş
Onları da yolar yolar ağlarım
Sabo buna ne söylesin ne desin
Seven insan sevdiğini üzmesin
İsterim ki herkes murada ersin
Böyle bir sevgiye bende ağlarım
SABAHATTİN ESKİNDAĞ
TÖREMİZ
Delikanlı kız beğenir
Bu önce anaya denir
Gece babaya söylenir
Bizim köyde töre böyle
Baba der ki gidip görün
Kimin nesi imiş sorun
Başım ağrımasın yarın
Bizim köyde töre böyle
Anayla hala kol kola
Beraber düşerler yola
Şeytan çatlar güle güle
Bizim köyde töre böyle
Kız durumu hemen anlar
Kapı arkasından dinler
Geldi beklediği günler
Bizim köyde töre böyle
Hep gülüyor fıkır fıkır
İkram yapar şıkır şıkır
Kırk ihlası birden okur
Bizim köyde töre böyle
Hala kurnaz öper kızı
Koklar kokuyor mu ağzı
Guatırlı mı boğazı
Bizim köyde töre böyle
Sırtı sıvazlanır güya
Bir kamburu var mı diye
Rezil olmak da var köye
Bizim köyde töre böyle
Kız bir yerde okuyor mu
Sorar bir şey dokuyor mu
Bakar kulak akıyor mu
Bizim köyde töre böyle
Kaynana kırk ihlas okur
İnce eleyip sık dokur
Maşallah kız fıkır fıkır
Bizim köyde töre böyle
Kız tarafı da soracak
Emmi dayıyı görecek
Sonra da haber verecek
Bizim köyde töre böyle
Bu iş gerçekten de zordu
Onlar da arayıp sordu
Bu iş onları da yordu
Bizim köyde töre böyle
Kız evinden haber gelir
Delikanlı bunu bilir
Bekletilmeden gidilir
Bizim köyde töre böyle
Ana baba birkaç yaşlı
Herkes ciddi ağır başlı
Kız eviyse çok telaşlı
Bizim köyde töre böyle
Sohbet biter kız istenir
Allahın emri söylenir
Peygamber kavliyle denir
Bizim köyde töre böyle
Kız babası suskun kalır
Sonra der-yazgıysa olur
Sessizlik birden kaybolur
Bizim köyde töre böyle
Tatlı yenir tepsi tepsi
Mutlu ailenin hepsi
Su diye içilir pepsi
Bizim köyde töre böyle
Çeyiz pazarlığı başlar
Ortaya konur görüşler
Sarpa sarmasaydı işler
Bizim köyde töre böyle
Kız anası can sıkacak
Bıraksan işi yıkacak
Altından altın çıkacak
Bizim köyde töre böyle
Mobilyalar angaradan
Demez orda kaç paradan
Beşlide çıkmaz aradan
Bizim köyde töre böyle
Hiç bilmiyor ki durmayı
Bir çift istiyor burmayı
Sanki o evin kurmayı
Bizim köyde töre böyle
Çok zorlarsa riya girer
Elden toplar birer birer
Bu mutluluk kısa sürer
Bizim köyde töre böyle
Yeni bir ev kurulacak
Eksiklikler sorulacak
Mutlu sona varılacak
Bizim köyde töre böyle
Hiç hoş karşılanmaz ama
Resmen ister drahoma
Bu iş de mantık arama
Bizim köyde töre böyle
Sevgi yoksa sonu gelmez
Çok kaynana bunu bilmez
Eşyayla mutluluk olmaz
Bizim köyde töre böyle
Sonuç mutabık kalınır
Alınacaklar alınır
Tüm kızgınlıklar silinir
Bizim köyde töre böyle
Kız tarafına sorulur
Mutabakata varılır
Nişana karar verilir
Bizim köyde töre böyle
Bahçede nişan yapılır
Takılar burda takılır
Tebrik edip el sıkılır
Bizim köyde töre böyle
Ter basar iki tarafı
Düğün kadardır masrafı
Tanrım gördün bu israfı
Bizim köyde töre böyle
Yerini bulunca taşlar
Gelinliğe kurban başlar
Köyde töre böyle işler
Bizim köyde töre böyle
İki tarafta everler
Düğünü yapalım derler
İnsan hamamsız da terler
Bizim köyde töre böyle
Uzatsa ki ne oluyor
Tümden belayı buluyor
Gelin beleş mi geliyor
Bizim köyde töre böyle
Emmi dayıya sorulur
Sormasan herkes kırılır
Düğünler böyle kurulur
Bizim köyde töre böyle
Düğün tarihi verilir
Alınanlar getirilir
Cehizler eve serilir
Bizim köyde töre böyle
Haber verilir tüm köye
Düğün yapılacak diye
Dağıtılır davetiye
Bizim köyde töre böyle
Davete okuntu denir
Eşarp ve peşkirler konur
Birisi ev ev dolanır
Bizim köyde töre böyle
Önce oduna gidilir
Düğün odunu edilir
Yine peşkirler verilir
Bizim köyde töre böyle
Davul çalanlar aranır
İ ki üç kişi dolanır
Hep belli yerler taranır
Bizim köyde töre böyle
Konu komşular toplanır
Üç gülek un hesaplanır
Hemen başlayalım denir
Bizim köyde töre böyle
Ev halkı epey zorlanır
Yufka ekmek hazırlanır
Evin kilerine konur
Bizim köyde töre böyle
Ayna ve soğan sağlanır
Kamış ucuna bağlanır
Bayrağı görenler tanır
Bizim köyde töre böyle
Hazır ise bayrak yeri
Analı babalı biri
Bayrak dikerler yukarı
Bizim köyde töre böyle
Bayrakla silahlar patlar
Gelenler damadı kutlar
Işıl ışıldır suratlar
Bizim köyde töre böyle
Burda kilit bekarettir
Soğan ise berekettir
Ayna aydınlık demektir
Bizim köyde töre böyle
Evde masalar kurulur
Gelene hatır sorulur
Sonra kahveler verilir
Bizim köyde töre böyle
Koç gelir koçlar çektiyse
Tokalı gelir taktıysa
Zamanın da çok ektiyse
Bizim köyde töre böyle
Davul zurna durmaz çalar
Eve misafirler dolar
Hazırlanır tüm masalar
Bizim köyde töre böyle
Davulcu kırk takla atar
Üst baş kalmaz hepsi batar
Caba için yere yatar
Bizim köyde töre böyle
Bulamazken beş kuruşu
Çok severler gösterişi
Tez başlar caba yarışı
Bizim köyde töre böyle
İçkiyi içenler alır
Masasını hazır bulur
Mezeler damattan gelir
Bizim köyde töre böyle
Tavuk ister sarhoş olan
Çoğu sarhoş değil yalan
Sağ tavuk getirir bulan
Bizim köyde töre böyle
Getirmeyen tokadı yer
-Sizinkinde beni gör der
Cezası toprağa beler
Bizim köyde töre böyle
Sarhoş olur yere yatar
Rast gele de mermi atar
Açtır ama çalım satar
Bizim köyde töre böyle
Davul kavgaları başlar
Herkes birbirini haşlar
Bazen fırlatılır taşlar
Bizim köyde töre böyle
Hancı sarhoş yolcu sarhoş
Geriden seyretmek çok hoş
Kavga bir o kadar nahoş
Bizim köyde töre böyle
Düğün kuran rezil olur
Güç bela arayı bulur
Rezalet hatıra kalır
Bizim köyde töre böyle
Hem çalınır hem söylenir
Bütün konuklar eğlenir
Akşam kınamız var denir
Bizim köyde töre böyle
Kınayı kadınlar bilir
Birkaç kadınla gidilir
Gecikilmez er dönülür
Bizim köyde töre böyle
Bir de oğlak götürülür
Bu kız evine verilir
Yol kesenler de görülür
Bizim köyde töre böyle
Bu gün gelin alma günü
Esas bu gün gör düğünü
Dillerde dolaşsın ünü
Bizim köyde töre böyle
Çifte davullar vurulur
Düğün halayı kurulur
Gelin evine varılır
Bizim köyde töre böyle
Gelin evden indirilir
Arabaya bindirilir
Bu töreyi herkes bilir
Bizim köyde töre böyle
Gelin damatla kol kola
Girdi dönülmeyen yola
Artık verilmez bir mola
Bizim köyde töre böyle
Töre böyle herkes bilir
Belden silahlar çekilir
Etrafa kovan dökülür
Bizim köyde töre böyle
Hemen yol kesmeler başlar
T öredir bu böyle işler
Bahşişi az bulan taşlar
Bizim köyde töre böyle
Hem taşlayıp hem söverler
Fırsat bulsalar döverler
Adeta ordan kovarlar
Bizim köyde töre böyle
Derler aldık kızınızı
İt yalasın yüzünüzü
-Derler alın sözünüzü
Bizim köyde töre böyle
Güya büyükler darılır
Çoğu kafalar kırılır
Yolda rastgele sarılır
Bizim köyde töre böyle
Gelin eve getirilir
Sanma bu iş bitirilir
Bir çok töre türetilir
Bizim köyde töre böyle
Arabadan insin diye
İnek verilir hediye
Reklam edilir tüm köye
Bizim köyde töre böyle
Araçtan iner sonunda
Damatta olur yanında
Kaynana yürür önünde
Bizim köyde töre böyle
Gelin damat şerbet içer
Kaynana kolunu açar
Gelin kız altından geçer
Bizim köyde töre böyle
Şerbet veren para alır
Bu bahşiş aşçıda kalır
Yastıkla vuranda olur
Bizim köyde töre böyle
Gelin damat sıkılırlar
Bir odaya sokulurlar
Bir an başbaşa kalırlar
Bizim köyde töre böyle
Bütün köylü görsün diye
Bir öteye bir beriye
Götürürler bilmem niye
Bizim köyde töre böyle
Sanarsın gelin hediye
Mutlaka görsünler diye
Hemen yayın başlar köye
Bizim köyde töre böyle
Görmek için herkes gelir
Zaten çoğu onu bilir
Gelin çok güzelmiş denir
Bizim köyde töre böyle
Hemen dedikodu başlar
Kaynanayadır bu taşlar
Normal sayılır bu işler
Bizim köyde töre böyle
Sonra da yemek verilir
Kaşık çalanlar görülür
Konukomşular yorulur
Bizim köyde töre böyle
İt yola düştü havası
Çal duysun dağ ve ovası
Mutluluk dolsun yuvası
Bizim köyde töre böyle
Geline çocuk verilir
O da çouğa sarılır
Mendil verdiği görülür
Bizim köyde töre böyle
Kucaktaki oğlan niye
Çokça oğlu olsun diye
Öncekiler yapmış güya
Bizim köyde töre böyle
Akşama imamda gelir
Nikah yapacaktır bilir
O da nasibini alır
Bizim köyde töre böyle
Damat gelin ile yatar
Bakireyse silah atar
Yoksa bu evlilik biter
Bizim köyde bizim köyde
Baş günü ertesi güne
Tüm kadınlar gelir yine
Mevlid okunur geline
Bizim köyde töre böyle
Fevzi bak göz göre göre
Bırakmadılar bir töre
Töresizleşti her yöre
Bizim köyde töre böyle
Ev halkı epey zorlanır
Yufka ekmek hazırlanır
Evin kilerine konur
Bizim köyde töre böyle
Ayna ve soğan sağlanır
Kamış ucuna bağlanır
Bayrağı görenler tanır
Bizim köyde töre böyle
Hazır ise bayrak yeri
Analı babalı biri
Bayrak dikerler yukarı
Bizim köyde töre böyle
Bayrakla silahlar patlar
Gelenler damadı kutlar
Işıl ışıldır suratlar
Bizim köyde töre böyle
Burda kilit bekarettir
Soğan ise berekettir
Ayna aydınlık demektir
Bizim köyde töre böyle
Evde masalar kurulur
Gelene hatır sorulur
Sonra kahveler verilir
Bizim köyde töre böyle
Koç gelir koçlar çektiyse
Tokalı gelir taktıysa
Zamanın da çok ektiyse
Bizim köyde töre böyle
Davul zurna durmaz çalar
Eve misafirler dolar
Hazırlanır tüm masalar
Bizim köyde töre böyle
Davulcu kırk takla atar
Üst baş kalmaz hepsi batar
Caba için yere yatar
Bizim köyde töre böyle
Bulamazken beş kuruşu
Çok severler gösterişi
Tez başlar caba yarışı
Bizim köyde töre böyle
İçkiyi içenler alır
Masasını hazır bulur
Mezeler damattan gelir
Bizim köyde töre böyle
Tavuk ister sarhoş olan
Çoğu sarhoş değil yalan
Sağ tavuk getirir bulan
Bizim köyde töre böyle
FEVZİ SAÇLI