YUMURTALİK HABER GAZETESİ WEB SİTESİ

UYU UYU YAT, YAT YAT UYU.

MEHMET ATAMAN

MEHMET ATAMAN

E-Posta : mehmetataman14@gmail.com

 Bin dokuz yüz altmış bir ve altmış iki eğitim öğretim yılında Ayvalık köyü ilkokulunda okula başlamıştım. Babam, elimden tutarak okula götürdü. Okul açılalı birkaç gün olmuştu, babam kapıyı vurdu. İçeriden –“gel” sesi duyulunca babamla birlikte içeri girdik. Babam omzumdan hafifçe iterek : -“Buyur öğretmen bey, eti senin kemiği benim” dedi. Nedendir bilmiyorum o yıllarda öğretmenlerden çok korkar, sokağa bile çıkamazdık. Öğretmenimin adı Faruk ALTINDAL idi. Uzun boylu, güler yüzlü, köy halkı tarafından sevilen ve saygı duyulan biriydi. O günkü sınıf arkadaşlarımla ben, üçüncü sınıfı bitirinceye kadar Faruk öğretmende okuduk. O yıllarda okuma kitabı adında bir kitabımız vardı. Şimdi düşündüğümde okuma kitabı ilkokulun manifestosu gibi bir şeymiş. Biz o yıllarda öğrendiğimiz her bilgiyi okuma kitabından öğrenmiştik. Ama altmışlı yıllarda öğrendiğimiz o bilgilerin olması gereken düzeyde olup olmadığını daha sonraları kendime sorduğum da kesinlikle yeterli olmadığı kanaatine varmıştım. O zamanlar neyin doğru neyin yanlış olduğunu değerlendirecek bilinçte değildik. Ama bilgiye ve öğrenmeye açtık. İşte böyle bir zaman da bizler okuma kitabımızın kapağını açtığımızda ilk ders konumuz “Uyu uyu yat, yat yat uyu” idi. İkinci sayfada “karga karga gak dedi. Çık şu dala bak dedi. Karga dala çıktı, gak deyince ağzından peynir düştü. Peyniri tilki kaptı” vb. yazan ders üniteleri vardı. Bizler bu ve benzeri türden hikayelerden derslerle yılsonu tatiline yaklaştık. Öğretmenimiz sınıfa dönerek sözlü bir soru sordu:  –“Gecemi daha yararlıdır yoksa gündüz mü daha yararlıdır?” Sınıfta hemen hepimiz el kaldırmıştık. Öğretmen benim yanıma gelerek kalk Ataman dedi. Kalkar kalkmaz –“Gece öğretmenim” dedim. Öğretmen, kulağımdan tutarak pencereye götürdü. Pencereden köyümüzün tarlalarını göstererek –“Oğlum hep gece olursa bu tarlaları kim ekecek, kim biçecek” derken kulağımı da acıtarak kıvırmıştı. Sonrada gecenin de gündüzün de aynı ölçüde yararlı olduğunu biz insanlar için ikisinin de olmazsa olmaz olduğunu söylemiştim. Ben hep şunu merak etmişimdir: Okuma kitabımızın birinci sayfasında “Uyu uyu yat, yat yat uyu” yerine sabah erken kalk, işine gücüne bak yazsaydı biz çocuklar o gün sorulan soruya yine gece cevabını mı verirdik? Günümüzde uzmanlar, çocuklar teyp gibidirler, ne verilirse onu alırlar demektedirler.  Doğru olan, akla ve mantığa uygun, hayatın içinden örnekler verilerek eğitim ve öğretimin uygulanmasıdır. Altmışlı yıllardan günümüze gelinceye kadar eğitim sistemimizde defalarca değişiklikler yapılmasına rağmen bir türlü bilimsel çağdaş programa dayalı milli bir eğitim verilememiştir. 

      

İzlenme: 2101 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR