YUMURTALİK HABER GAZETESİ WEB SİTESİ

KELİKLERİM

Halim Öztoprak

Halim Öztoprak

E-Posta : yumurtalikhaber@hotmail.com

Yeni jenerasyon gençlere Keliklerim dediğin zaman o da neymiş yahu diyerek peltir peltir gözünüze bakıyor. Kelik yarım asır öncesi 6 ila 15 yaşında çocuk ve gençlerin yanda metalden kitlesi bulunan ve çeşitli renklerde olan üst tarafı açık olup küçük bağlantıları bulunan lastikten yapılmış erkek çocuklarının giydiği ayakkabıydı.

Kelik yapılış itibarı ile basit bir giyecekti ama yarım asır öncesi çocuklar için en lüks ayakkabıydı. Onu giyebilmek için taki Ceyhan’a(Cahana) gidilmesi gerekirdi. Yarım asır önce malum at arabaları meşhurdu ve daha sonra Gazlı Fergusonlar  yerini alınca at arabaları çerçicilik te kullanılmaya başlandı..Zeytinbeli’nden merhum Mehmet Kıllı Emmi ve Küçük Yumurtalıktan (Gara İbiş) İbiş Evran Emminin Otobüsü vardı.

Söz konusu bu otobüsler eski ve hurda görünümünde olsalarda o dönemin en klas araçlarıydı. Önceleri otobüsler haftada bir Yumurtalık-Ceyhan seferi yaparken, Haftada üç gün, daha sonra haftanın her günü sabah Ceyhan’a gider ve Akşama doğru dönerdi. Otobüslerin saatini kaçırdığın an Irmak kıyısında Ticaret Borsasının karşısındaki otopark olarak işletilen yerde otobüs parkının içinde bir ertesi günü beklemek zorunluluğu vardı. Parası çok olanlar için Mustafa İşler oteli de yakın yerde idi.

Ulaşım araçların gıt ve az olduğu o yıllarda Babamız, Emmimiz veya Dayımız 15 günde veya bir ayda Ceyhan’a Ailenin giyecek ihtiyaçlarını almak için giderlerdi. Yiyecek demiyorum her aile kendi yiyeceğini kendi üretiyordu. Keliklerimizin kitlesi çabuk koptuğu için, sipariş için Aile büyüklerinin Ceyhan’a gitmesini dört gözle beklerdik.

Siparişler verildiği gün yeni keliklerimize kavuşmak için ikindi vaktinde köyün en tepe noktalarına çıkar İbiş Emminin Otobüsünün gelişini sabırsızlıkla bekler ve sonunda İbiş Emminin Otobüsünü değil de önce toz bulutunu görürdük. Taki toz duman arasında gelen otobüs köy meydanına yaklaştığında belirginleşirdi.

Keliklerimiz acar olduğu için o gün giymez, yattığımız yastığın yanına koyar sevinçle uyurduk. O yıllarda şimdiki gibi çeşit çeşit kunduralar yoktu. Ortaokula başladık da kundurayı gördük.

İzlenme: 241 Yazdır

YORUM EKLE

Yorum Başlığı

Yorum

YORUMLAR

Tüm Yorumlar
  • Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR